Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ekim, 2008 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Blogger ve blogspot sayfalarına erişim yasaklanmıştı...

Bu girdiyi yazdığım gün sayfaya erişim yapılamıyordu. Sayfanın adresini yazdığınızda Diyarbakır'da bir mahkemenin aldığı karar karşınıza çıkıyordu. Digiturk'ün yayın haklarını ihlal eden bir grup blogspot uzantılı site sahibine karşı başlatılan hukuki süreç, tüm blogspot uzantılı sitelerin kapatılmasıyla sonuçlandı. Teknoloji, her geçen gün ilerliyor. Bu ilerlemeyi kimi zaman bizler (bu sektörün çalışanları) bile takip edemiyoruz. Hukukçuların bilgi teknolojilerinde uzmanlaşmalarıyla yukarıda kısaca özetlediğim benzeri aksaklıkların azalacağını umarım. Bu süreçte, kısa süreli de olsa, sayfamdan ayrı kalınca yazmanın, bildiklerimi-gördüklerimi paylaşmanın benim için ne kadar önemli olduğunu bir kez daha farkettim. Yeniden merhaba!

Suçlu Yürekler, Şinasi sahnesinde

Sinema sezonunun törenle açılışından sonra tiyatro sezonunu da açtık. Bir devlet tiyatrosu oyunu ile: Suçlu Yürekler. Devlet tiyatrolarının tanıtım sayfasındaki yazıdan bir alıntı ile başlayayım oyun hakkındaki görüşlerimi yazmaya: İnsanı yalnızlığa iten ve kaybolan Amerikan ideallerini; uzunca bir süredir birbirinden ayrı ayrı yaşayıp, hiçbir anlamda birbirine benzemeyen, fakat en küçük kız kardeşin cinayete teşebbüsü nedeniyle bir araya gelen ve sürekli birbiriyle rekabet eden üç kız kardeşin beklenmedik buluşmalarını ve onların fırtınalı geçmişlerini resmederek vurgulayan Plutzer, Golden Globes, New York, Film Critics Circle Awards gibi pek çok ödül kazanmış, Diane Keaton, Jessica Lange, Sissy Spacek' in oynadığı film versiyonuyla 3 dalda Oscar' a aday olmuş tatlı sert bir komedrama. Sizi bilmem ama yukarıdaki yazıyı okuduğumda Amerikan ideallerine, insanı yalnızlığa iten ideallere sert göndermeler bekliyordum. Kapitalizme yönelik eleştiriler bekliyordum. Ama gelin görünki ail…

Vicdan, Erden Kıral'ın son filmi

Gitmeden önce eleştirilerinin oldukça kötü olduğunu duymuştum, yönetmenin Erden Kıral olduğunu görünce aklıma 1990'lı yılların sonlarında izlediğim Avcı filmi gelince sinemaya girme konusunda kararsızlık geçirdim bir süre. Gene de Türk sinemasına katkı ve Murat Han'ı izlemek için girmeye karar verdim. İyi ki de izlemişim. Avcı gibi deneysel bir film izlemekten korkuyordum. İzmir'e doğru giderken Manisa'nın Salihli-Turgutlu gibi ilçelerinde yol kenarında görünen tuğla-kiremit fabrikalarında çalışanların yorucu hayatlarından bir kesit ile başlıyor Vicdan, adının filmin konusu ile pek bir bağı olmasa bile (zorlayınca bir şeyler bulunabilir elbette ama zorlamak lazım). Filmin konusu hakkında bir şey yazmayacağım, izleyecekleri kızdırmamak adına. Tülin Özen ile Nurgül Yeşilçay'ın oynadığı karakterleri değiştirsek çok daha başarılı bir sonuç çıkardı diye düşündüm izledikten sonra. Tülin Özen daha süssüz daha inandırıcı oynamış. Rolünün hakkını fazlasıyla vermiş. Murat Ha…

Santiago de Chile

Santiago de Chile, Şili'nin başkenti. Kuzeyden güneye 4300 km, doğudan batıya ise 200 km büyüklüğe sahip, deyim yerindeyse ip gibi ince uzun bir ülke Şili. Vikipedia'daki bilgilere göre yüzölçümü sıralamasında 756.096 kilometrekare ile 39. (Türkiye 34. sırada 814.578 kmkare ile). Yüzölçümü ülkemize yakın olsa da nüfüs bakımından epey gerilerde. Türkiye 18. sırada yer alırken, Şili 16 milyon civarındaki nüfusu ile 60. sırada yer alıyor. Nüfus yoğunluğu km kare başına 21 kişi sadece. Türkiye'de ise 80 kişinin üstünde. Kuzeyindeki çöl ve güneyindeki Patagonya bölgesinin yerleşime pek uygun olmadığını göz önüne aldığımızda 16 milyonluk nüfusun, yüzölçümü bakımından büyük de olsa, belli merkezlerde toplanmasını normal karşılamak gerekiyor. Buna karşın Santiago'nun 6 milyon kişiyi barındırması şaşırtıcı. Nüfusun neredeyse %40'ı tek kente toplanmış ve bu kent büyük depremler geçiren bir yer. Son dönemlerde yapılan binalar, depreme dayanıklı yapılıyormuş. Fotograflardan da…

döndük geldik kürkçü dükkanına

değerli okuyucularım, kısa süreli uzun mesafeli gezimiz bitti. döndük geldik kürkçü dükkanına. yazılar zaman içerisinde gelecek. haritadan bakınca epey mesafe var gittiğimiz yerle ankara arasında. bir başkentten diğerine gittik bu kez. paris aktarmalı santiago: güney amerikanın en güvenli sayılan ülkesi şilinin başkenti. dünyanın seçimle gelmiş ilk sosyalist lideri Allende'nin, nobel ödüllü şair Neruda'nın ülkesi.

15 ekimde görüşmek dileğiyle

Bolivar'dan Chavez'e Latin Amerika, Cüneyt Akalın

Son yıllarda Amerika kıtasının ortasında ve özellikle güneyindeki ülkelerde, kimilerince beklenmedik gelişmeler yaşanıyor. 1960'lı yıllarda Küba devriminde Fidel Castro ile birlikte savaşan ve zafer sonrası bir süre çeşitli bakanlık görevleri yürüten Che'nin tüm kıtada devrim umudu 50 yıl gecikmeyle de olsa gerçekleşiyor mu? Oldukça güncel bir konu aslında Akalın'ın inceleme kitabında ele aldığı. Kitap, Cüneyt Akalın'ın çeşitli tarihlerde çeşitli dergilerde yazdığı yazılarla birlikte kitap için kaleme alınmış değerlendirmelerinden oluşuyor. Öncelikle Venezüelave Chavez'e ilişkin yazılara yer verilmiş. Bu bağlamda Latin Amerika'nın CNN'i ya da El Cezire'si olarak düşünülebilecek Telesur haber kanalı da anlatılmış. Bu bölümü, Latin Amerika'nın sömürgecilikten kurtuluşunu sağlayanların başında gelen Simon Bolivar'ın anlatıldığı bölüm izliyor. Ardından ülkelere kısa değerlendirme yazılarıyla değiniliyor: Küba, Brezilya, Arjantin, Şili, Bolivya, Meks…